VİZESİZ TATİL

vizesiztatil

Umuma mahsus pasaport hamili Ukrayna vatandaşlarının Türkiye’ye yapacakları seyahatlerinde, 180 gün içinde toplamda 90 günü aşmamak kaydıyla 30 gün olan vizesiz kalış sürelerinin 31 Ağustos 2013 tarihli Bakanlar Kurulu Kararıyla 60 güne çıkarılmasının ardından Ukrayna makamları tarafından da benzer uygulamanın hayata geçirilmesi için yapılan çalışmalar sonuçlanmıştır.

Bu çerçevede, 3 Aralık 2013 tarihinde Devlet Başkanı tarafından imzalanan ve 4 Aralık 2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları İçin Vize Muafiyetine İlişkin 665/2013 Sayılı Karar” uyarınca, umuma mahsus pasaport hamili Türk vatandaşları 4 Aralık 2013 tarihinden itibaren Ukrayna’ya girişlerinde ve Ukrayna topraklarından transit geçişlerinde 180 gün içinde toplamda 90 günü aşmamak kaydıyla, her giriş için 60 günü geçmeyen süre için vizeden muaf kılınmıştır.

 

ODESSA UKRAYNA

odesa-plaj-4
Ukrayna ülkesinin: tatil, deniz ve eğlence merkezi, bir anlamda ülkemizdeki “Bodrum” ile bir düşünülebilir. Yaz aylarında Ukraynanın birçok yerinden, tatil için buraya geliyorlar. Dünyanın en güzel kızlarının bulunduğu bir şehri şehri gezmek, kesinlikle hoşunuza gidecek ve güzel anılarla buradan ayrılacaksınız.

 

 

 

ODESSA’NIN TARİHİ
ods-tarihi

Odessa, Karadeniz’in kuzeybatısında, Dinyester ile Dinyeper nehirleri arasında Ukrayna’ya ait bir liman kenti. Şehir denize nazır taraçalar halindeki tepelerin üzerinde kurulmuş. Limanla şehir arasındaki iletişim ise denize dikey inen sel yatakları üzerine yapılan yollar ile sağlanmış. Ana sokaklar oldukça geniş. Bir sanayi kenti olan Odessa aynı zamanda ılıman iklimi sayesinde çok sayıda turist çekmekte. 1 milyonun üzerinde nüfusa sahip olan Odessa’da Ukraynalı, Rus, Romanyalı, Rum, Bulgar, Gagavuz Türkleri yaşamaktadır. Resmi dil Ukraynaca olmasına karşın Rusça konuşulmakta.

 

ETKİLEYİCİ ZENGİNLİK
stadyum

Odessa birçok ünlü yazarın, oyuncunun ve müzisyenin doğduğu bir şehir. Kültürel zenginliği etkileyici. Sanat Müzesi, Puşkin Müzesi, Tolstoy Sarayı, konser salonları, müzeler ve tiyatrolar dolup taşıyor. Bu arada hemen belirtelim Odessa’da 1 opera, 6 tiyatro, 22 üniversite, 40 kütüphane, 18 stadyum, 26 kapalı spor salonu, 1 sirk, 1 filarmoni salonu, 9 sinema ve 1 film stüdyosu bulunuyor.
Merkezde bulunan Puşkin Müzesi, Puşkin’e ait mükemmel çalışmalara ev sahipliği yapıyor. Puşkin 1820 yılında yazdığı isyankar şiirlerinden dolayı Çar I. Alexandr tarafından sürgüne yollandı. “Kafkas Esiri” ve “Bahçesaray” adlı destanlarını bu dönemde yazdı. 1820-1824 yılları arasında Odessa’da iç sürgün yaşadığı dönemde şimdi müze olan bu evde oturdu..

 

TARİHİNDE NELER VAR ?

 duk-heykeliOdessa 1200 lü yıllarda Kırım Hanı Hacı Giray’ın kurduğu küçük bir Tatar köyüydü ve ‘Hacıbey’ olarak adlandırılıyordu. 1529’da kontrol Osmanlı’nın eline geçti ve hakimiyet 1792’deki Türk-Rus savaşına kadar sürdü. Gerçek anlamda şehir imparatoriçe 2. Katerina tarafından 1794’te kuruldu. 1819’dan itibaren 40 yıl boyunca çok uluslu bir nüfusun yaşadığı bir serbest limandı Odessa. Asıl önemlisi, kentin Rus Devrimi’nde oynadığı rol. 1905 Potemkin Zırhlısı’nın mürettebatının isyanı ile devrimin merkezi oldu Odessa. Tabii Sovyet döneminde ülkenin en önemli Ticaret kapısı ve Sovyet deniz gücünün konuşlandığı yer haline geldi. Odessa limanı 1 Ocak 2000 ‘ de tekrar serbest limana dönüştü. Bugün 1 milyondan fala nüfusa sahip Odessa, endüstri ve ticaret kenti olma özelliklerinin yanı sıra kültür, turizm, eğlence ve 22 üniversitesiyle aynı zamanda bir eğitim merkezi.

 

ÖNCE NERELERİ GÖRMELİYİM

Odessa Havaalanı’na iner inmez bir taksiye atlayıp gitmeniz  gereken ilk yer günün her saati c88307931_161
ıvıl cıvıl olan, kafelerin, restoranların, Alışverişin merkezi Deribasovskaya Caddesi. Büyük bölümü trafiğe kapalı olan caddede uzun-geniş etekli ve cıvıl cıvıl renkli yerel kıyafetleriyle Ukraynalılar hediyelik eşya satıyor, atla turist gezdiriyorlar. Hem yerel halkın hem de turistlerin keyfini çıkardığı bu geniş caddenin sonuna doğru ‘Yaşam Bahçesi’ adı verilen yemyeşil bir park var. Parkın girişinde Ukaynalı Caz sanatçısı Leonid Utyosov’ un banka oturmuş bir heykeli bulunuyor. Onun yanına oturup fotoğraf çektirmek turistler için olmazsa olmaz. Caddenin hemen ortasında ise küçük bir lunapark ve hemen yanında büyük görkemli bir otel var: Büyük Moskova Oteli

 

O MEŞHUR MERDİVENLER NEREDE ?

Odessa’ da ilk göreceğiniz yerlerden biri, şehrin sembolü olan ve Deribasovskaya Caddesi’nin denize doğru sonunda yer alana Potemkin

IMG_1748(Primorski) Merdivenleri. Şehri limana bağlayan bu merdivenler İtalyan Francesco Boffo tarafından tasarlanmış ve 1837-1841 arasında inşa edilmiş.  Merdivenleri dünya çapında üne kavuşturan, SSCB zamanında, 1925 ‘te çekilen ve bebek arabası sahnesiyle dikkat çeken Potemkin Zırhlısı filmi. Film, Sergei Eisenstein tarafından Bolşevik Devrimi’ni sevdirmek amacıyla çekilmişti. Yılın her mevsimi turistlerin uğrak yeri olan bu merdivenler özel bir mimariye sahip. Yukarıdan bakıldığında ancak platformlar halinde görülebilirken, aşağıdan bakıldığında ancak platformlar halinde görülebilirken, aşağıdan bakıldığında ise aralıksız basamaklardan oluşmuş izlemini veriyor. Liman genişletme çabaları sırasında  8 basamağını kaybeden ve 192 basamağa inen merdivenlerde her yıl bir koşu düzenleniyor. Şimdiye kadar ki rekor 22.8 saniye. Burası her daim filmlere set olmaya sürdürüyor.

 

SANATSEVERLER NE YAPMALI

 Odessa ‘ da mimari, Rus tarzından çok Akdeniz, özellikle İtalyan ve Fransız mimarisinden et001kilenmiş. Bazı binalar ise Art Nouveau, Rönesans ve Klasik karşımından oluşuyor. Hem mimari, hem sanatsal açıdan kentin en önemli yapılarından biri Opera ve Bale Tiyatrosu. 1810 ‘da yapılan ilk bana 1873 ‘ de yandı. Yeni bina ise 1887 ‘de Avusturya Barok’u tarzında inşa edildi. Tiyatronun eşsiz akustiği sayesinde sahnedeki küçük bir fısıltı ile salonun her tarafından duyuluyor. Zamanında Çaykovski,  Rahmaninof Isadora Duncan gibi dünyaca ünlü isimlerin yeteneklerini sergilediği ve 2007’de bakımdan geçirilen bu mekan hala önemli gösterilere sahne oluyor. Opera’nın hemen yanındaki havuz yeni evli çiftlerin fotoğraf çektirmek için geldikleri ilk durak.

 

DENİZE GİREBİLİR MİYİM?
Odessa’nın Karadeniz’in kuzeyinde olması sakın sizi sıcaklık konusunda bir kafa karışıklığına düşürmesin. Bu kent pek çok Akdeniz kentiyle aynpartyslife_3569_1ı paralelde ve şu günlerde bir hayli sıcak. Bu nedenle bir çok güzel plajıyla da dikkat çekiyor. Kentin asıl yazlık bölgesi Arkadya. Plajları, kafeleri, diskolarıyla 24 saat ayakta olan cıvıl cıvıl bir bölge burası. Sabahın 07.00 ‘ sinde bile diskolardan yükselen müzik seslerini duyabilirsiniz. Bu bölgede genelde plajlar tıklım tıklım. Lanzheron Plajı da bunların arasında öne çıkanlardan. Ama ‘ben sakinlik istiyorum’ diyenler için Arkadya’da çok güzel koylar da var.

 

 

ALIŞVERİŞ İÇİN NERESİ UYGUN ?

 Karadeniz’in en büyüklerinden biri olan liman , Odessa’nın atardamarı. 7,2 km uzunluğundaki bu liman f-Pyhpyh-700x46614 milyon ton kuru yük, 24 milyon tonluk petrol ürünü kapasitesiyle devasa bir fabrika görümünde. Ayrıca yılda 4 milyon yolcu ağırlıyor. Zaten Ukrayna’nın diğer şehirleri ve yabancı önemli şehirlere ulaşımın en önemli kavşak noktası da burası. Odessa’da liman etkisiyle alışveriş de çok gelişmiş durumda. Privoz, önemli bir alışveriş merkezi. Burası Ukrayna’nın en büyük, Odessa ‘nın en eski pazarı. Hem alışveriş merkezi hem de tarihi bir bölge olan Privoz’da karides, kurutulmuş balık ve Odessa hamsisinin tadına doyum olmuyor. Odessa, tarihin ve eğlencenin bir arada bulunduğu, aynı zaman da bunu çok da ucuza yaşayabileceğiniz şehir. Bu ucuzluğu sağlayan en önemli şeyse buranın aynı zamanda bir üniversite ve sağlık şehri olması.

 

BAŞKA NELER ÖNEMLİ ?

 Yunan Meydanı, Dük Richelieu Anıtı, Arkeoloki müzesi, Pışkin anıtı gibi gezip görülebilecek bir çok yer, yine Deribasovskaya caddesi yakınlarında. Bir başka önemli cadde Primoskiy caddesi. Kestane ağaçlarının altında insanların huzurla dolaştığı, banklarda dinlendiği, bisiklete bindiği, bu cadde gerçekten ayrılmak istemeyeceğiniz güzellikte. Primorski’nin sonunda üzerinde tuğlaların bulunduğu bir Osmanlı Binası var. Eskiden hacıların dinlenmek için kullandığı bu bina bugün bale ve tiyatro okulu. Daha ilerde Aşıklar köprüsü bulunuyor. Köprünün kenarları aşıkların isimlerinin yazılı olduğu kilitlerle dolu. Bunun dışında T. Shevchenko Parkını, Luzanoska Parkını, Yekaterinskaya Meydanını, tarihi kaleyi, Puşkin caddesini,19. Yüzyıldan kalma Vorontsov sarayını öneririz.